Haberler : Yeni çıkan kitaplar
Tasavvufi bir yolculuk
Lübnanlı kadın araştırmacı Suad El-Hakim tarafından hazırlanan ve yedi yüzü aşkın terimi içeren ´İbnü´l Arabi Sözlüğü´, İslami ve tasavvufi terimler konusunda oldukça yetkin bir çalışma
AZAD ŞAHİN
|
Bireysel dincilik olarak da nitelendirilen tasavvuf, İslami disiplin içinde oluşmuş bir düşünce yapısıdır. Tasavvuf genel olarak iki biçimle açıklanır. Biri varlık birliğini ifade eden vahdet-i vücut iken diğeri dinin yüzeysel yapısıyla ilgilenmeyen daha derinine inme eğilimidir. Her iki biçim de başlangıçta geçerli değilken zaman içinde dinsel yaşamın bir sonucu olarak İslamsal tasavvufun içine katışmışlardır. İlk mutasavvuflar dinsel yaşamı içlerine kapanarak, yalnızlıklarına çekilerek, ruhsal yollarla yaşarlardı. |
|
Gizemsel felsefenin ikinci büyük düşünürü olarak kabul gören Muhammed bin Ali el-Arabi el-Hatimi et-Ta´i yani kısaca İbnü´l Arabi, 1165 yılında Endülüs´ün Mursia şehrinde doğmuş 1240 yılında Şam´da ölmüştür. Tasavvufla iç içe olan bir aileden gelir. Gençlik yıllarında bazı valilere kâtiplik yapmış, geçirdiği ağır bir hastalık onu ruhsal bunalımlara ve yolculuklara çıkarmıştır. Bu dönemden sonra diğer mutasavvuflar gibi yalnızlığa çekilmiş ve gördüğü hayaller, bunalımlar tasavvuf düşüncesini, özellikle de vahdet-i vücut düşüncesini geliştirmesinde etkili olmuştur. Bu bunalımlardan ve ruhsal yolculuklardan çıkınca öne sürdüğü görüş ve düşüncelerini dinleyenler arasında şaşkınlık ve hayranlık yaratmıştır. İbni Rüşt üzerinde olumlu izlenimler bırakmıştır. Birçok ülke dolaşmış ve o ülkelerin şeyhlerinden aldığı düşüncelerden yararlanmıştır. Otuz yaşında oldukça tanınmış bir tasavvufçuydu artık. Mısır´da düşüncelerinden ötürü büyük tepkiler görmüş ve. Ölümden kurtulmuştur. Şeriatla bağdaşmayan düşüncelerinden dolayı sürekli ölüm tehlikesi geçirmiş. Eyyubilerin koruması altında eserlerini yazmış. İbnü´l Arabi, başta tasavvuf olmak üzere çeşitli konularda dört yüze yakın eser yazmış. İbnü´l Arabi´nin düşünceleri kısa sürede bütün İslam ülkelerinde yayılmış. Özellikle Sadrettin Konevi´nin aracılığı ile Anadolu ve İran´da rağbet görmüş. Ancak bu düşüncelerinde yandaşları olduğu gibi karşıtları da ortaya çıkmış. Önceleri katı bir ahlâk hayatı olarak ortaya çıkan tasavvuf zamanla İslam ilimlerine karşı bir tepki, bazen de ona eklenen, onu güçlü kılan, ona yeni yorumlar ve yeni yaşam biçimleri getiren bir hareket olarak görüldü. Birkaç yüzyıl sonra ise kendi terminolojisini ve dilini oluşturdu. Böylece sufilerin tecrübeleri doğrultusunda bir dil ve yöntem anlayışı geliştirildi. İslamsal tasavvuf düşüncesinin içinde ayrı bir yeri olan ve tanrı-âlem-insan ilişkilerini belki de başka hiçbir düşünürün boy ölçüşemeyeceği zenginlik ve çeşitlilikte yorumlama imkânı sağlayan İbnü´l Arabi´nin dünyasına girme olanağı sağlayan İbnü´l Arabi Sözlüğü de günümüzde tasavvufi terimler konusunda böyle bir eksikliğin giderilmesi için, Lübnanlı kadın araştırmacı Suad El-Hakim tarafından hazırlanmıştır.
Mutasavvuf kaynaklar
Yedi yüzü aşkın terimi içeren bu sözlük İslami ve tasavvufi terimler konusunda oldukça yetkin bir çalışmadır. Kelimeler hem kök anlamlarıyla hem de ayetlerdeki kullanımları gibi zikredilmiştir. Ayetlerdeki gibi kullanımlar için, kelimenin doğrudan geçtiği ayetler seçilmiş ve bunlardan İbnü´l Arabi´nin özellikle tercih ettiği ve terimin ruhuna uygun olanlar seçilmiş. Bu yol da mutasavvufun kaynakları hakkında fikir sahibi olmamızı sağlamaktadır. Sözlükte bir de İbnü´l Arabi´nin metinlerinde terimin nasıl kullanıldığı incelenmiş. Bunun için de önce yazar, kendi değerlendirmelerini anlatmış ve her terim hakkında bir giriş yapmış, sonrasında ise kelimelerin geçtiği metinler örnekleme yoluyla zikredilmiştir. Elimizdeki kitap bu yönüyle bir sözlük olmasıyla birlikte İbnü´l Arabi´nin felsefesine ve metinlerine de giriş niteliği taşımaktadır.
http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=ktp&haberno=4696&ek_tarihi=30/12/2005
|