Ana Sayfa
  Hayatı
  Eserleri
  Sadreddin Konevi Hz.
  Akademik Yazılar
  Makaleler
  Linkler
  Kitaplar
  E-Kitaplar
  Eserlerinden
  Menkıbeler-Öğütler
  Şiirler
  Ziyaretçi Defteri
   
   
   
 
   
 

Şeyhü'l Ekber

Muhyiddin İbn Arabi Hz.

" Biz aşktan sudur ettik
Aşk üzerine yaratıldık
Aşka doğru yöneldik
Aşka verdik gönlümüzü "

* * *

Âlem açılır, yaşayan, işiten, konuşan, bilen, dileğen, konuşan, güçlü bir âlem hâline gelir. Kuran’da da bildirildiği gibi: “De ki: herkes kendi yaratılışına göre hareket eder.”
Fütuhat II 438.20



 

 

 
 Yeni Yazılar

 

 

İBNNÜ’L ARABİ VE FUSUSU’L HİKEM-FATİH YILDIZ

 

VAHDET-İ VÜCUDA DAİR HADİSLER - FATİH YILDIZ

 

 

------------------------

 Sitemizin amacı büyük veli Muhyiddin Arabi Hz.leri hakkında yayınlanan bilgileri derlemektir. Elinizdeki Muhiyiddin Arabi Hz. ile ilgili yazı, belge ve dökümanları bilgi@ibnularabi.com adresine gönderebilirsiniz

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

22.02.2007

 

Haberler :

Resmi büyütmek için üzerine tıklayınız

 

Haberler : Dergi

Ocak-Haziran 2008 İbnü'l-Arabî Özel Sayısı-1

Sayı : 21

http://www.tasavvufdergisi.net/


İÇİNDEKİLER

Prof. Dr. Ethem CEBECİOĞLU

Muhyiddin İbnü’l-Arabî’nin (560/1165-638/1240) Hayatı ve Eserleri ……….. 9-25

Prof. Dr. Mustafa KARA Çok Uzak Çok Yakın: İbn Arabî - İbn Teymiyye Mukayesesi .. 27-30

Prof. Dr. Mustafa KARA Prof. Dr. Süleyman Uludağ Emekli (mi) Oldu ……………. 31-38

Prof. Dr. Dilaver GÜRER

Hz. Yûsuf’un Gördüğü Rüyanın Fusûsu’l-Hikem’deki Yorumu ….. 39-56

Prof. Dr. Reşat ÖNGÖREN Füsus Şârihi Sofyalı Bâlî Efendi’nin Tasavvufî Çizgisi ...… 57-66

Doç. Dr. Cağfer KARADAŞ

Muhyiddin İbn Arabî’nin İtikadı ………………………………………………… 67-94

Doç. Dr. Kadir ÖZKÖSE

İbnü’l-Arabî’nin Şeyhi Ebû Medyen Şuayb el-Ensârî’nin Hayatı, Eserleri ve Tesir Halkası.. 95-115

Prof. Dr. İbrahim COŞKUN

Muhyiddin İbn Arabî’nin Felsefesinde “Allah” Mefhumu ……………………. 117-143

Doç. Dr. Ahmet Kâmil CİHAN

Fususu’l-Hikem’de “Din” Kavramı ………………………… 145-159

Yrd. Doç. Dr. Zafer ERGİNLİ

İbn Arabî’ye Göre Hz. Âdem’de Temel İnsan Nitelikleri … 161-197

Yrd. Doç. Dr. Halil İbrahim ŞİMŞEK

İsmail Fenni Ertuğrul’un İbnü’l-Arabî ve Vahdet-i Vücud Savunması ……. 199-212


Dr. M. Mustafa ÇAKMAKLIOĞLU

İbnü’l-Arabî’nin Nübüvvet-Velayet Hakkındaki Görüşleri ve İbn Teymiyye’nin Bu Husustaki Eleştirileri …………………………………………. 213-255

Dr. Abdullah KARTAL

İbnü’l-Arabî’nin Yorum Yöntemi ve Muhammed Fassında Bu Yöntemin Tatbiki: Her Varlık Bir Âyettir …………………………………………………… 257-282

Yrd. Doç. Dr. Recep ALPYAĞIL

“Alıntılanabilirlik” ve “Şeyleri Yeniden Yaratma”: İbn Arabî Bilgeliğinden Derrida’ya Uzanan Yol ……………………………………………………………. 283-296

Dr. Abdurrezzak TEK

İbnü’l-Arabî’yi Savunan Afrikalı Bir Sûfî: Ali b. Meymûn el-Mağribî ………. 297-329

Dr. Hür Mahmut YÜCER

Bir İbn Arabî Müdafaası: Çerkeşîzâde Mehmed Tevfîk Efendi ve Levâyihu’l-kudsiyye fî fedâili’ş- Şeyhi’l-Ekber Adlı Eseri ……………………………………. 331-351

Dr. Bekir TATLI

Muhyiddin İbn Arabî'nin Fusûsu'l-hikem'de İşaret Ettiği Hâlid b. Sinân'ın Peygamberliği Hakkındaki Rivayetin Değerlendirmesi ………………………. 353-362

Dr. Ömer YILMAZ

İbnü’l-Arabî Hakkında Yapılan Eleştirilere İbrahim Kûrânî’nin Yaklaşımı … 363-388

Dr. Selami ŞİMŞEK

Türk Edebiyatında İbnü’l-Arabî Methiyeleri Üzerine Bir İnceleme ………….. 389-425

Dr. Vahit GÖKTAŞ

Es'ad Efendi (1847/1931) ve Tevhid Risâlesi’ndeki Vahdet-i Vücûd Görüşü .. 427-445

Gülhan MADEN

Fusûsu’l-Hikem’de Kur’an’dan Yapılan İktibasların Şekilleri ve Amaçları ... 447-472

Yusuf Turan GÜNAYDIN

İbn Arabî Mütercimleri Üzerine: Biyo-Bibliyografik Bir Deneme (1928-2007) 473-499 Bernd Radtke, çeviren: Dr. Salih ÇİFT İbnü’l-Arabî’nin Öncülerinden Biri: Hakîm Tirmizî ve Velâyet Görüşü ……. 501-507


M. Abdul Haq Ansari, çeviren: Celal EMANET Şah Veliyyullah’ın Vahdet-i Vücudu Revize Etme Girişimleri ……………….. 509-524

İbnü’l-Arabî,

çeviren Veysel AKKAYA İcâzetnâme: İbn Arabî’nin Kendi Kaleminden İcazet Aldığı Hocaların ve Yazdığı Eserlerın Listesi …………………………………………………………... 525-539

Tez Tanıtım ve Değerlendirme ……………………...…………………………… 541-544

Kitap Tanıtım ve Değerlendirme ………………………..……………………….. 545-555

Stephen Hirkenstein ile Ibn Arabî Society (İbn Arabi Topluluğu) Hakkında Söyleşi .557-567

 

 

Haberler : Konferans/Seminer

Uluslararası İbn-i Arabî Sempozyumu

http://www.cemalnur.org/content/view/86/70/lang,tr/

Cuma, 23 Mayıs 2008


Modern Çağ ve İbn-i Arabî
20-28 Mayıs 2008, İstanbul ve Şam

Günümüz problemlerini tasavvufun derin ilmiyle açıklayabilen, Allah'ın her yaradılmışın aynasında aksettiğini bize öğreten ve böylece insanları fark gözetmeden sevmenin yollarını gösteren ve günümüzün birlik anlayışını açıklayan Arabî'yi tanımak 21. yüzyılın dünyasına mutluluk ve huzur getirecektir.

23-24-25 Mayıs 2008 - İstanbul
23 Mayıs (Cuma) - Açılış
24-25 Mayıs (Cumartesi, Pazar) - Konuşmalar
26 Mayıs (Pazartesi) - Şam'a uçuş

26 Mayıs 2008 - Şam, Suriye
26 Mayıs (Pazartesi) - Kapanış konuşmaları
27 Mayıs (Salı) - Şam turu
28 Mayıs (Çarşamba) - I. grup İstanbul'a dönüş
30 Mayıs (Cuma) - II. grup İstanbul'a dönüş

Sempozyumun Şam, Suriye ayağına izleyici olarak katılmak isteyenlerin, katılım şartlarını öğrenmek üzere Sanem Ömürlü ile temas kurmaları rica olunur:

Sanem Ömürlü
(216) 359 - 4091

sanem.omurlu@gmail.com

Tanıtım broşürünü bilgisayarınıza yüklemek için tıklayınız.

Haberler : Yeni çıkan kitaplar

İbn Arabi'de Sembolizm- Yazan Tahir Uluç

Tahir Uluç un İbn Arabi'de Sembolizm adlı kitabı İnsan yayınlarından çıktı. Selçuk Üniversitesi mensubu olan Tahir Uluç un daha evvel yayınlanmış kitapları

İbrahim Beyyumi Medkur, Ebu'L-Ala Afifi, Muhammed Mustafa Hilmi, Zeki Necib Mahmud, W. Montgomery Watt, Tevfik Et-Tavil, Seyyid Hüseyin Nasr, İbn Arabi Anısına (Makaleler)

Kamer-Ul Huda, Şihabeddin Ömer Sühreverdi: Hayatı, Eserleri, Tarikatı

Tahir Uluç, Four Gates Forty Stations, The Stages Of Spiritual Journey: Hajji Bektash Veli And His Maqalat, adlı kitapları mevcuttur.

Bir hayat boyu süren mistik ve entelektüel çabalarının ürünlerini diğer insanlarla paylaşmakta cömert davranan İbn Arabî’nin birkaç sayfalık risalelerden el-Fütûhâtu’l-Mekkiyye gibi dev eserlere uzanan dört yüze yakın telifi vardır.İbn Arabi Hz. leri anlaşıması en güç velilerden biridir. Bunun sebeblerinden en önemlisi eselerinde erbabının anlaması için bir çok sembol kullanmış olmasıdır. Aynı konuda daha evvelde İbn Arabi de Mistik Sembolizm adı altında bir çalışması vardı.

 

İbn Arabî'nin düşüncesi ile kullandığı sembolik dil arasındaki ilişki göz önünde bulundurulmadan onun fikirleri tam olarak anlaşılamaz ve açıklanamaz. Bu çalışmada, İbn Arabî'nin felsefesini açıklarken en sık biçimde müracaat ettiği üç sembol üzerinde duruluyor. Bunlar; 'ayna', 'harf' ve 'ışık' sembolleridir.

Haberler : Yeni çıkan kitaplar

Fusûsu’l-Hikem ve Mesnevî’de

Peygamber Öyküleri(II)

Meram Belediyesi Hz. Mevlana ve İbn-i Arabi’nin eserlerindeki peygamber kıssaları adlı ikinci kitabı yayınladı.


Meram Belediyesi tarafından Sadreddin Konevi hazretlerinin daha iyi tanınması ve eserlerinin gün yüzüne çıkarılması için kurulan MEBKAM’ın ikinci kitabı yayınlandı. Bu eserde Hz. Mevlana ve İbn-i Arabi’nin eserlerindeki peygamber kıssaları ele alınıyor.

 

“Fusûsu’l-Hikem ve Mesnevî’de Peygamber Öyküleri(II)” ismini taşıyan kitabın yazarı Selçuk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi(S.Ü.İ.F.) Tasavvuf Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Dilaver Gürer.

Belediye olarak zengin kültür mirasımızı ve bu mirası oluşturan şahsiyetleri tanıtıcı faaliyetlere önem verdiklerini belirten Meram Belediye Başkanı Refik Tuzcuoğlu, “Bu zenginliği insanımıza ve tüm dünyaya tanıtmak son derece önemlidir. 2007 yılının Mevlana yılı olması nedeniyle ülkemizde ve dünyada yoğun etkinliklerle anılmakta olan Hz. Mevlana’yı ve onun çağdaşı olan büyük düşünürü ve sufi İbn-i Arabi’yi anlamaya katkı sağlayacak olan bu değerli eseri sunmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi.

Konya ve Meram kültürünü tanıtma faaliyetlerine devam edeceklerini belirten MEBKAM Yönetim Kurulu Başkanı Hüsamettin Sönmez de, biri mağfiret diğeri aşk sultanı olan İbn-i Arabî ve Mevlana hazretlerinin iki meşhur eserinden mukayeseli olarak sunulan bu kitabın son derece faydalanılacak bir çalışma olduğunu söyledi.

Kitabın yazarı Doç. Dr. Dilaver Gürer ise, daha önceki kitapta Hz. Adem ve Ulü’l-azm peygamberleri ile ilgili kıssaları incelediklerini belirterek, “Bu kitabımızda ise Hz.Hud, Hz. Salih, Hz. Yusuf, Hz. Davud, Hz. Süleyman, Hz. Lokman ve Hz. Üzeyr olmak üzere toplam 7 peygamber kıssalarını incelemeye çalıştık. Bunları tercih etmemizin sebebi ise hem Mesnevi hem de Fusus’ta kıssalarının zikredilmiş olmasıdır.” dedi.

MEBKAM tarafından daha önce de Sadreddin-i Konevi hazretlerinin hayatını konu alan bir kitap yayınlanmıştı.

“Fusûsu’l-Hikem ve Mesnevî’de Peygamber Öyküleri(II)” kitabını edinmek isteyenler, Meram Belediyesi Kadın Meclisi’nde faaliyet gösteren MEBKAM Sekreteryası’na başvurabilirler.

http://www.meram.bel.tr/detail.php?id=937


Haberler : Ses Dosyaları

MUHYİDDİN-İ ARABİ HZ.’LERİ ÖZEL PROGRAMLARI SES DOSYALARI


İslam âleminin Şeyh-i Ekber, Sultân’ül Ârifîn, Kutb-u Zaman gibi birçok manevi vasıflarla övdüğü Muhyiddin-i Arabi Hazretleri’ni doğumlarının 841. yılında AKRA FM’de özel yayın akışıyla anıldı.

O şöyle der: "Aşkımı bildiler lâkin, aşkımın kime ait olduğunu bilemediler."
Hâl, makam ve ilim bakımından yüksek mertebelere eren Muhyiddin-i Arabi Hazretleri, 12-13 yy’da yaşamış büyük velîlerden biridir. İsmi, Ebû Bekir Muhammed bin Ali olup, künyesi Ebû Abdullah'tır. İbn-i Arabî ve Şeyh-i Ekber diye meşhûr olmuştur. Âilesi meşhûr Tayy kabîlesine mensuptur. Cömertliğiyle meşhûr Adiy bin Hâtem'in kardeşi Abdullah bin Hâtem'in neslindendir. 7 Ağustos 1165 senesinde Endülüs'teki Mürsiyye kasabasında doğdu. 1240 senesinde Şam'da vefât etti. Kabri Şam'da olup sevenleri tarafından ziyâret edilmektedir.
Muhyiddîn-i Arabî hazretleri kendinden nasîhat isteyen bir kimseye şöyle dedi:
“İlk yapacağın şey; tövbe etmek, üzdüğün kimseleri râzı etmek, üzerinde hakkı bulunanlara haklarını geri vermek, günah ve isyân içerisinde geçen ömrün için ağlamak, ilim ile meşgûl olmaktır. Abdestsiz olma. Abdestini şartlarına uygun al. Abdestin bozulunca, hemen abdest al. Abdest aldığın zaman iki rekat namaz kıl. Cemâatle beş vakit namaza ve evinde nâfile namaza devâm et.

Abdesti en güzel ve şartlarına uygun olarak al. Her hareket ve işine Besmele ile başladığın gibi, abdest almaya da Besmele ile başla. Ellerini, dünyâyı terk etme niyeti ile yıka. Ağzına gelince, ağzı yıkarken okunan duâları oku. Tevâzu ve huşû içerisinde, kibir hâlinden sıyrılmış bir vaziyette burnuna su al. Yüzünü hayâ ederek yıka. Ellerini, dirseklere kadar tevekkül hâli üzere yıka. Başını, kendini alçaltarak, muhtaç kabûl eden kimsenin tavrı ile mesh et. Kulaklarını, en güzel ve doğru sözleri dinlemek için mesh et. Ayağını da Rabbinin nîmetlerini müşâhede etmek için yıka. Sonra Allahü teâlâya hamd ü senâda bulun. Resûlullah'a salâtü selâm oku. Sonra, namaz kılarken, Allahü teâlânın huzûrunda durur gibi dur. Yüzün ile Kâbe-i muazzamaya döndüğün gibi, kalbin ile de Allahü teâlâya dön. Kul olduğunu, Rabbine ibâdet ettiğini düşünerek, hürmetle tekbîr al. Rükû'dan kalkınca, secdede ve diğer bütün hareketlerinde, Allahü teâlânın kudreti ile yaşadığını düşün. Selâm verinceye kadar ve selâm verdikten sonra bu düşünce üzere kal. Evine girdiğin zaman da iki rekat namaz kıl.

Acıkmadıkça yeme. Yemeği doymadan bırak. Fazla su içme. Yemeği ihtiyâcın kadar ye. Yemek yerken, lokmayı ne büyük ne de küçük al. Orta derecede al. Lokmayı ağzına koymadan önce Besmele-i şerîfeyi oku. Lokmayı iyice çiğne, sonra yut. Yemekten sonra Allahü teâlâya hamd ü senâda bulun."
Eserlerinden bâzıları şunlardır: Fütûhât-ı Mekkiyye, Et-Tedbîrât-ül-İlâhiyye, Et-Tenezzülât-ül-Mevsûliyye. El-Ecvibet-ül-Müsekkite an Süâlât-il-Hakîm Tirmizî, Füsûs-ül-Hikem..
.

Ses Dosyalarını Dinlemek İçin Tıklayınız

 

 

Haberler : Yeni çıkan kitaplar

Tasavvufi bir yolculuk

Lübnanlı kadın araştırmacı Suad El-Hakim tarafından hazırlanan ve yedi yüzü aşkın terimi içeren 'İbnü'l Arabi Sözlüğü', İslami ve tasavvufi terimler konusunda oldukça yetkin bir çalışma

AZAD ŞAHİN

Bireysel dincilik olarak da nitelendirilen tasavvuf, İslami disiplin içinde oluşmuş bir düşünce yapısıdır. Tasavvuf genel olarak iki biçimle açıklanır. Biri varlık birliğini ifade eden vahdet-i vücut iken diğeri dinin yüzeysel yapısıyla ilgilenmeyen daha derinine inme eğilimidir. Her iki biçim de başlangıçta geçerli değilken zaman içinde dinsel yaşamın bir sonucu olarak İslamsal tasavvufun içine katışmışlardır. İlk mutasavvuflar dinsel yaşamı içlerine kapanarak, yalnızlıklarına çekilerek, ruhsal yollarla yaşarlardı.

Gizemsel felsefenin ikinci büyük düşünürü olarak kabul gören Muhammed bin Ali el-Arabi el-Hatimi et-Ta'i yani kısaca İbnü'l Arabi, 1165 yılında Endülüs'ün Mursia şehrinde doğmuş 1240 yılında Şam'da ölmüştür.
Tasavvufla iç içe olan bir aileden gelir. Gençlik yıllarında bazı valilere kâtiplik yapmış, geçirdiği ağır bir hastalık onu ruhsal bunalımlara ve yolculuklara çıkarmıştır. Bu dönemden sonra diğer mutasavvuflar gibi yalnızlığa çekilmiş ve gördüğü hayaller, bunalımlar tasavvuf düşüncesini, özellikle de vahdet-i vücut düşüncesini geliştirmesinde etkili olmuştur. Bu bunalımlardan ve ruhsal yolculuklardan çıkınca öne sürdüğü görüş ve düşüncelerini dinleyenler arasında şaşkınlık ve hayranlık yaratmıştır. İbni Rüşt üzerinde olumlu izlenimler bırakmıştır. Birçok ülke dolaşmış ve o ülkelerin şeyhlerinden aldığı düşüncelerden yararlanmıştır.
Otuz yaşında oldukça tanınmış bir tasavvufçuydu artık. Mısır'da düşüncelerinden ötürü büyük tepkiler görmüş ve. Ölümden kurtulmuştur. Şeriatla bağdaşmayan düşüncelerinden dolayı sürekli ölüm tehlikesi geçirmiş. Eyyubilerin koruması altında eserlerini yazmış. İbnü'l Arabi, başta tasavvuf olmak üzere çeşitli konularda dört yüze yakın eser yazmış. İbnü'l Arabi'nin düşünceleri kısa sürede bütün İslam ülkelerinde yayılmış. Özellikle Sadrettin Konevi'nin aracılığı ile Anadolu ve İran'da rağbet görmüş. Ancak bu düşüncelerinde yandaşları olduğu gibi karşıtları da ortaya çıkmış. Önceleri katı bir ahlâk hayatı olarak ortaya çıkan tasavvuf zamanla İslam ilimlerine karşı bir tepki, bazen de ona eklenen, onu güçlü kılan, ona yeni yorumlar ve yeni yaşam biçimleri getiren bir hareket olarak görüldü. Birkaç yüzyıl sonra ise kendi terminolojisini ve dilini oluşturdu. Böylece sufilerin tecrübeleri doğrultusunda bir dil ve yöntem anlayışı geliştirildi. İslamsal tasavvuf düşüncesinin içinde ayrı bir yeri olan ve tanrı-âlem-insan ilişkilerini belki de başka hiçbir düşünürün boy ölçüşemeyeceği zenginlik ve çeşitlilikte yorumlama imkânı sağlayan İbnü'l Arabi'nin dünyasına girme olanağı sağlayan İbnü'l Arabi Sözlüğü de günümüzde tasavvufi terimler konusunda böyle bir eksikliğin giderilmesi için, Lübnanlı kadın araştırmacı Suad El-Hakim tarafından hazırlanmıştır.

Mutasavvuf kaynaklar


Yedi yüzü aşkın terimi içeren bu sözlük İslami ve tasavvufi terimler konusunda oldukça yetkin bir çalışmadır. Kelimeler hem kök anlamlarıyla hem de ayetlerdeki kullanımları gibi zikredilmiştir. Ayetlerdeki gibi kullanımlar için, kelimenin doğrudan geçtiği ayetler seçilmiş ve bunlardan İbnü'l Arabi'nin özellikle tercih ettiği ve terimin ruhuna uygun olanlar seçilmiş. Bu yol da mutasavvufun kaynakları hakkında fikir sahibi olmamızı sağlamaktadır. Sözlükte bir de İbnü'l Arabi'nin metinlerinde terimin nasıl kullanıldığı incelenmiş. Bunun için de önce yazar, kendi değerlendirmelerini anlatmış ve her terim hakkında bir giriş yapmış, sonrasında ise kelimelerin geçtiği metinler örnekleme yoluyla zikredilmiştir. Elimizdeki kitap bu yönüyle bir sözlük olmasıyla birlikte İbnü'l Arabi'nin felsefesine ve metinlerine de giriş niteliği taşımaktadır.

http://www.radikal.com.tr/ek_haber.php?ek=ktp&haberno=4696&ek_tarihi=30/12/2005


Haberler : Sohbet

Muhyiddin Arabi'nin izinde

Dünyanın her tarafında üyeleri bulunan İngiltere merkezli Muhiddin Arabi Derneğinin üyeleri, ünlü tasavvufçunun yaşadığı kentlere düzenlenen turlar kapsamında Konya'ya geldi.
01 Mayıs 2006


Derneğin 24 üyesi Konya'da Selçuklu döneminden kalma bugün müze
olan tarihi binaları gezdikten sonra, çok sayıda el yazması eski
eserin bulunduğu Yusuf Ağa Kütüphanesini ziyaret etti.
Kütüphanede ünlü düşünüre ait el yazması eserlerle, onun hakkında
yazılan kitapları inceleyen grup, Bölge Yazma Eserler Kütüphanesi
Müdürü Bekir Şahin'den bilgi aldı.
 

Yapacakları araştırmalara kaynaklık edecek bu kitapların CD
kopyalarını alan üyeler, Muhiddin Arabi'nin üvey oğlu Sadreddin
Konevi'nin de türbesini ziyaret etti.
Derneğin yayın sorumlusu yazar Stephen Hirtenstein, AA muhabirine
yaptığı açıklamada, 1982 yılında İngiltere'de kurdukları derneklerinin
bugün dünyanın her yerinde üyesinin bulunduğunu söyledi.
Üyeler arasında akademisyenler ve yazarların da bulunduğunu
belirten Hirtenstein, gruplarında bulunan ABD'li bir profesörün İbni
Arabi ile ilgili roman yazmak için hazırlık içinde olduğunu ve
Konya'da da materyal topladığını ifade etti. Geliş amaçlarının ünlü
düşünürün Anadolu'daki izlerini bulmak ve onunla ilgili yazılan
eserleri toplamak olduğunu dile getiren Hirtenstein, ''İbn Arabi'nin
yaşadığı mekanları görmek, hissetmek, fikirlerini ortaya koyduğu bu
yerleri yaşayarak onun duygularını paylaşmak istiyoruz'' diye konuştu.
Bugüne kadar İngiltere'de Muhiddin Arabi ile ilgili 4 kitap
yayınladıklarını anlatan Hirtenstein, bunlardan ''The Unlimited
Mercifier'' isimli kitabın kendisine ait olduğunu ifade etti.
Hirtenstein, dernek olarak İbni Arabi ile ilgili 6 ayda bir
yayınladıkları dergilerinin bulunduğunu, bu derginin de 37. sayısına
ulaştığını belirterek, ''Çok sayıda akademisyen, araştırmacı üyemiz
var. İbni Arabi'nin düşüncelerini tüm dünyaya anlatmak için
etkinlikler düzenliyoruz, batı onu yeniden keşfediyor. Bastırdığımız
kitap ve dergileri dünyanın birçok yerindeki kütüphanelere
gönderiyoruz'' dedi.

-''O HEM DOĞULU, HEM DE BATILI''

''Muhiddin Arabi bir anahtar, o gerçeklerin kapısını açıyor'' diyen Hirtenstein, şöyle devam etti: ''Onu okuduğunuzda müptelası olursunuz. Onda bütün dünyanın ihtiyacı olan saygı, hoşgörü, sevgi ve gönüle hitap eden üslup vardır. O hem doğulu, hem de batılı... Biz de biraz doğulu ve biraz da batılı olmalıyız. Ona göre, bütün farklılıklar kendi içinde bir bütündür ve bugün ihtiyacımız olan farklılıkları anlamaktır. Farklılıklar
kargaşaya değil, bir zenginlik olarak insanları buluşturmaya neden
olmalıdır.''

Ünlü düşünürün yaşadığı kentlerden Sevilla, Murcia ve Kurtuba'ya
(Cordoba) gittiklerini anlatan Hirtenstein, ''Konya'da ünlü düşünürün
yaşadığı bir kent. Hem bu yönüyle hem de tarihi dokusuyla bizi
heyecanlandırıyor. Burada İbni Arabi'nin üvey oğlu ve Anadolu'daki en
iyi takipçisi Sadreddin Konevi'nin türbesi ve onun hakkında yazılan
eserler var'' diye konuştu.

Dernek üyeleri, Muhiddin Arabi'nin 6 yıl önce Yusuf Ağa Kütüphanesinden çalınarak İngiltere'ye kaçırılan paha biçilemeyen el
yazması bir eserini müzayede salonunda bularak, yaptıkları girişimlerle Türkiye'ye iade edilmesini sağlamıştı.

-MUHİDDİN ARABİ KİMDİR?-

1165'de bugün İspanya sınırları içindeki Murcia'da doğdu, 1240'da
Şam'da öldü. İslam düşüncesinin batini boyutunu eksiksiz bir felsefi anlatıma kavuşturan ilk mutasavvıf ve düşünürdür. Eğitimini İslam kültürünün seçkin merkezlerinden Sevilla'da tamamladı. 1198'de doğuya gitmeye karar verdi ve bir daha doğduğu yerlere dönmedi.
İlk önemli durağı Mekke'de en önemli yapıtı ''Fütuhatül Mekkiye''yi yazmaya başladı, kitabı daha sonra Şam'da bitirdi. 560 bölümlük bu dev yapıtı, bütün batini İslam bilimlerini kendi anladığı ve yaşadığı biçimde ele alan, ayrıca iç dünyasıyla ilgili önemli bilgiler içeren kişisel bir ansiklopediydi.

Mısır'dan sonra Anadolu'ya da geçen Muhiddin Arabi'nin, Konya'da karşılaştığı Sadreddin Konevi doğudaki en önemli müridi ve ardılı oldu. Konevi'nin annesi ile evlenen ünlü düşünür bir süre bu kentte yaşadı.

Uzun gezilerinin ardından Şam'a geldiğinde ünü bütün İslam alemine yayılan Muhiddin Arabi, yine bu kentte öldü. Muhiddin Arabi'nin düşüncelerini onaylamasalar bile, sonraki dönemlerde ondan etkilenmemiş mutasavvıf yoktur.

http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=153937

 

Haberler : Basından

Sadreddin Konevi anılıyor

Sadreddin Konevi Hazretlerinin daha iyi anlamak ve anlatmak için kurulan MEBKAM bugün düzenlenecek panelle çalışmalarına başlıyor.

Sadreddin Konevi Hazretlerinin daha iyi anlamak ve anlatmak için kurulan MEBKAM (Meram Belediyesi Konevi Araştırma Merkezi) 27 Ocak 2007 de düzenleyeceği panelle çalışmalarına start veriyor.

Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç, Doç. Dr Dilaver Gürer, Yrd. Doç. Dr. Ekrem Demirli’ nin de konuşmacı olarak katılacağı ve 27 Ocak 2007 Konevi Kültür Merkezi’ nde saat 19.00 başlayacak olan panel öncesi Meram Belediye Başkanı Refik Tuzcuoğlu, MEBKAM Başkanı Hüsamettin Sönmez ve Doç. Dr. Dilaver Gürer basın mensuplarıyla bir araya geldi.

MEBKAM ve yarın gerçekleşecek olan panel hakkında bilgi veren Başkan Tuzcuoğlu konuşmasında şunlara yer verdi; “ Hepinizin bildiği üzere kısa bir süre önce Konyamızın manevi mimarlarından olan Sadreddin Konevi Hazretleri’ nin daha iyi tanınması ve tanıtılması için bir merkezi faaliyete geçirdik. Konevi Kültür Merkezi içinde aktif olarak çalışmalarına başlayan MEBKAM’ ı kurmamızın en büyük sebeplerinden bir tanesi de, dünyanın her tarafında, doğusundan batısına kadar tanınan, hakkında çeşitli araştırmalar yapılan, makaleler yayımlanan Sadreddin Konevi Hazretleri acıdır ki Türkiye’ de ve özellikle, kabri şerifleri de bu topraklarda bulunmasına rağmen Konyamızda yeteri kadar tanınmıyor. Biz bu merkezle hazretlerin daha iyi tanınmasını ve gizli kalmış hazinesini gün yüzüne çıkarmayı hedefliyoruz. Bu amaç doğrultusunda da ilk olarak bilim adamlarının ve düşünce adamlarının katılımıyla gerçekleşecek olan bir panel düzenlemeyi uygun gördük. Konevi Kültür Merkezi’ nde Hazretin konuşulacağı programa sizin aracılığınızla bütün hemşerilerimizi davet ediyorum. Ayrıca buradan başka bir müjdeyi daha vermek istiyorum, kısa bir zaman içerisinde Konevi Hazretleriyle ilgili de bir eser yayınlayacağız. Bunun da çalışmaları hızla devam ediyor.” dedi.

Başkan Tuzcuoğlu’ ndan sonra söz alan MEBKAM Başkanı Hüsamettin Özkan ise; ”Normal şartlarda bir ilçe belediyesine ağır gelecek olan ve uluslararası ayağı da bulunan bu meşakkatli çalışmayı sahiplenen Meram Belediye Başkanı Sayın Refik Tuzcuoğlu’ na teşekkür ederim.” dedi.

Düzenlenecek olan panelin konuşmacılarından da biri olan ve Muhiddin-i Arabi Hazretleri hakkında yaptığı araştırmalarla da tanınan Doç. Dr. Dilaver Gürer ise konuşmasına Başkan Tuzcuoğlu’ na verdiği destekten ötürü teşekkür ederek başladı. MEBKAM’ ın büyük bir ihtiyaç olduğunu belirten Gürer; “MEBKAM’ ın varlığına büyük bir ihtiyaç duyuluyordu. Konevi Hazretlerini tanıyan bir çok insan tarafından bu oluşum büyük sevinçle karşılandı.” diyerek yarın düzenlenecek olan panele Konyalıları davet etti.

http://www.semazen.net/news_detail.php?id=337

Haberler : Basından

Sadreddin Konevi daha iyi anlaşılacak...

Meram Belediyesi bünyesinde kurulan Sadreddin Konevi Araştırma Merkezi, resmi olarak faaliyete başladı

Meram Belediyesi, Hz. Mevlana ile aynı dönemde yaşayan fakat yeterince tanınmayan Sadreddin Konevi hazretlerinin daha iyi tanınması ve eserlerinin gün yüzüne çıkarılması için araştırma merkezi kurdu.

Meram Belediyesi bünyesinde kurulan Konevi Araştırma Merkezi, resmi olarak faaliyete başladı.

Belediye Meclisi’nde kabul edilen yönetmelik doğrultusunda araştırmalarını sürdürecek Meram Belediyesi Konevi Araştırma Merkezi(MEBKAM)’nin başkanlığını Belediye Meclis Üyesi Hüsamettin Sönmez yapıyor. Yönetim Kurulu’nda ise Prof. Dr. Dilaver Güler, Bekir Şahin, Doç. Dr. Mustafa Küçükaşçı ve Emin Tekpınar yer alıyor.

MEBKAM’ın yönetim kurulunun oluşturulduğunu ve danışma kurulu için yurt çapında farklı üniversiteler, araştırmacılar ve gazetecilerle görüşmelerin sürdüğünü belirten Sönmez, “Merkezimizin kuruluş amacı, Meram ilçesinde 13. yüzyılda yaşamış ve dünyaca bilinen önemli şahsiyet olan Sadreddin-i Konevi Hazretleri’nin ve ilçemizde yaşamış, isimleri ilçemizce bütünleşmiş diğer şahsiyetlerin hayatını, eserlerini, ilmi ve edebi kişiliğini, düşüncelerini, çevresindeki şahsiyetleri ve günümüze kadar gelen Türk ve dünya edebiyat ve kültüründeki etkilerini ve konumunu incelemek, araştırmak; bu araştırmalar doğrultusunda çalışmalarda bulunmak, bilimsel, sosyal ve kültürel etkinlikler gerçekleştirmek, konferanslar, anma törenleri tertiplemek ve yayınlar yapmaktır” dedi.

MEBKAM, bu amaç doğrultusunda bu ay içinde ilimizde bir panel düzenleyecek.

“BATIDA DAHA İYİ TANINIYOR”


Dünyaca ünlü bir şahsiyet olmasına rağmen hem ilimizde hem de ülkemizde yeterince tanınmayan Şeyh Sadreddin Konevi Hazretleri’nin ve eserlerinin bu Merkez vasıtasıyla gün yüzüne çıkarılacağını belirten Meram Belediye Başkanı Refik Tuzcuoğlu ise, “Konevi Hazretleri, hakkında Batıda çok sayıda doçentlik ve doktora tezi olmasına rağmen maalesef ülkemizdeki kaynaklar ve araştırmalar göz önünü alındığında kapalı bir kutu gibidir. Bu konuda en çok araştırmaya Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mahmut Erol Kılıç ile İstanbul Üniversitesi Öğretim Üyesi Ekrem Demirli yapmıştır. Araştırma Merkezimiz, bu ilim adamlarımızla da görüş alışverişinde bulunacaktır” diye konuştu.

Konevi Araştırma Merkezi için Meram Belediyesi Konevi Kültür Merkezi’nde bir sekreterya oluşturuldu.

Kaynak: http://www.semazen.net/news_detail.php?id=312